Teknik Hırdavat Web Sitesine Hoşgeldiniz...
BERGAMA GRANİT KÜP TAŞ
BAZALT
ANDAZİT
TRAVERTİNE
DOĞAL KAYRAK TAŞ
BAHÇE DUVARI ve ÇİT YAPIMI
YÜZME HAVUZU
MİNİ GOLF&BAHÇE SATRANCI
BAHÇE MOBİLYALARI ..........(plastik-aluminyum)
BAHÇE ŞEMSİYELERİ
0-6 YAŞ OYUN GRUBU
HEYKEL ÇEŞİTLERİ
PROJELER
REFERANSLARIMIZ
ULAŞIM
KATALOG
      


GRANİT TAŞIN GENEL ÖZELLİĞİ

Yer kabuğundan çıkarılarak kullanılan ‘Endüstriyel Hammaddeler’ içinde ‘Taşların’ın önemli bir yeri vardır. Taş tarihsel çağlar boyunca insan ile bütünleşen bir malzemedir. İnsan yaşamı, barınmadan, korunmaya, duygularını, mesajlarını geleceğe aktarmadan, sonsuza yolculuğunda bedenini emanet etmeye kadar, sağlamlığın ve güvenin simgesi olan taş ile iç içedir. Taş ilkel insandan, günümüz çağdaş insanına kadar onun yaşamında şekil ve işlev değiştirerek sürekli kullanılagelmiştir. Dünyadaki bilimsel ve teknolojik gelişmeye paralel olarak yaşam anlayışı da, beklentiler de değişmektedir. Günümüzde, daha sakin ve huzurlu doğal ortamlarda yaşama isteği giderek artmaktadır. Çağdaş insan bu özlemini olabildiğince doğal taşlarla bezenmiş mekanlarda yaşamını sürdürerek gidermeye, en azından buna katkı sağlamaya çalışmaktadır.

1- ANADOLU’DA TAŞ KULLANIMI

Doğal taş ile oluşturulan eserler uygarlığın başlangıcı sayılabilecek, yaklaşık 5000 yıldan bu yana içerdikleri mesajlarla dönemlerine tanıklık etmektedir. Bugün ayakta kalan anıt niteliğindeki tarihi yapılar, özellikle granit, bazalt gibi sert taşlardan yapılmıştır. Bunların en güzel örneklerini Eski Mısır, Mezopotamya ve Hitit uygarlıklarından günümüze kadar, yıllara meydan okuyarak, zamanlarının kültürel birikimini bize aktaran eserlerde görmekteyiz. Bu uygarlıkların insanları tanrılarını taş ile somutlaştırmışlar, eserlerini yıllarca süren inanılmaz sabırlı uğraşlar sonucu, bazı hallerde yüzlerce, hatta binlerce kilometre uzaklardan getirdikleri taşlarla inşa etmişlerdir Anadolu’da binlerce yıl sonra ayakta kalan, Hitit, Eski Yunan, ve Bizans, Selçuklu ve Osmanlı uygarlık dönemlerinin karakterlerini yansıtan yerleşim merkezlerindeki eserler bunların malzemesinin elde edildiği bazıları halen çalışmakta olan taş ocakları dönemlerine tanıklık etmektedir. Batı Anadolu’daki Truva, Bergama, Efes, Afradisyas ve Hierapolis (Pamukkale) yerleşimleri ve bunların yakınlarındaki taş ocaklarındaki işleme izleri, dönemlerinin teknik bilgi düzeylerini yansıtmaktadır. Bronz ve Hitit çağlarındaki (M.Ö. 1200-200) zor işlenebilen, koyu renkli sert taşların (bazalt, andezit) yerini, Ege merkezli kültürlerin öncülüğünde, daha kolay yontularak, şekil verilebilen, ‘Beyaz Mermer’ türleri almıştır. Mermerlerin geniş alanlarda ve yaygın olarak bulunuşu, beyaz rengi, büyük bloklar halinde çıkarılarak duyguların yansıtıldığı 3 boyutlu sanat eserlerinin yapımına uygun karakteri, bu tercihin ana nedenleridir.
Doğal taşlar:
Yerkabuğundan çıkartılıp doğrudan veya işlenerek çeşitli amaçlarla yapılarda kullanılan taşlara doğal taşlar denir.

2- SINIFLAMALAR

3.1. Kullanımlarına göre
Doğal taşlar kullanım şekillerine göre ikiye ayrılır:
a- Parlatılarak kullanılanlar (mermerler) :
Gerçek mermerler, granit, kireçtaşı, siyenit, traverten, oniks vb.
b- Parlatılmadan kullanılanlar (yapı taşları) :
Bazalt, marn, şist, tüf, tüfit vb.

3.2. Sertliklerine göre Doğal taşlar sertliklerine göre ikiye ayrılır:
a- Yumuşak taşlar:
Gerçek mermerler, kireçtaşları, travertenler.
b- Sert taşlar:
Granit, diyabaz, siyenit, gnays. Yumuşak taşlar genellikle karbonatlı mineralleri (kalsit, dolomit vs. ) içerirler. Sertlikleri 2.5 – 4 arasında değişir. Bu değişim tane boyu, doku ve mineral bileşimi ile ilişkilidir. Sert taşlar ise genellikle silikat minerallerinden (kuvars, feldspat, epidot, amfibol, piroksen,vs.) oluşurlar. Sertlikleri 5 - 7 arasında değişir. Bu değişim kayacın dokusu, mineral bileşimi ve bu minerallerin kayaç içerisindeki oranları ile ilişkilidir.

3.3. Magmatik kökenli doğal taşlar
Magmatik kökenli doğal taşlar, magma adı verilen tamamen ergimiş silikat sıvısının, yerkabuğunun değişik derinliklerine sokulup soğumaya başlaması ve katılaşması sonucu oluşurlar. Bu kayaçlar yerleşme derinliklerine göre üç alt sınıfa ayrılırlar.
a- Derinlik kayaçları (plutonik kayaçlar) : Granit, gabro.
b- Damar kayaçları (yarı derinlik kayaçları) : Diyabaz, aplit.
c- Yüzey kayaçları (volkanik kayaçlar) : Bazalt, andezit, riyolit, tüf


Granit ve Granadiyorit: Asidik kökenli olan bu kayaçlar, diğer kayaç gruplarına göre yerkabuğunda yayılımları daha fazla olan kayaçlardır. Dünyada ve ülkemizde en iyi bilinen ve işletilen derinlik kayaçları granitlerdir. Eski çağlardan beri insanlar bunları kolaylıkla bulup kullanmışlardır. Sağlam, dayanıklı, sert ve atmosferik şartlara mukavemetli olmalarından dolayı yüzyıllar boyunca ayakta kalan granitten yapılmış eserlere dünyanın hemen her yerinde rastlamak mümkündür. Buna en iyi örnek Mısır’da Nil Graniti’nde yapılmış olan piramitlerin hala ayakta oluşudur.

Andezit: genellikle feldspat minerallerinden plajioklas (andezin) biyotit, amfibol ve az oranda piroksen ile K-Feldspattan oluşan bir mineral içeriğine sahiptir. Doğada kırmızı, gri, siyah ve yeşil gibi çeşitli renklerin tonlarında gözlenir. Hipokristalin doku arz ettikleri için yukarıdaki renklerin oluşturduğu bir matriks içinde plajioklaslardan kaynaklanan beyaz beneklerin oluşturduğu bir görüntü sunarlar. Anadolu’da Erciyes, Süphan ve ağrı dağları andezitlerden oluşmuştur. Blok verebilen ve mermer olarak işletilebilen andezit oluşumları oldukça enderdir. İran’da üretilen ve Red Diamond isimli mermer kırmızı renkli andezittir. İzmir’in kuzeyinde bulunan Yund Dağı andezitleri çevre düzenlemeleri için kullanılmaktadır.

                                                                   Copyright © 2006 | Tüm Hakkı Saklıdır